Her zaman bir işe başlarken önce "fikir" aşamasını atlarız.
Hazır şablon fikirlerle yada devşirme fikirlerle izleriz yolumuzu. Örneğin; internetin kullanılmaya başlanması ve bilgisayar oyunlarının rağbet görmesiyle başlayan "internet kafe" furyası bilişim dünyasına ticari yönden atılım yapmak isteyen girişimcileri cezbetmişti. Ve başarılı da oldular. Ne kriz ne de dünyadaki diğer olaylar bu işe ilk giren girişimcileri etkileyemedi. Çünkü konumlarını öylesine sağlamlaştırdılar ki ekonomideki Monopol piyasa benzeri bir piyasayı ortaya çıkardılar. Elbette tekel oldular manasında söyleyemeyiz ancak piyasaya yeni girmeye çalışan girişimcileri tecrübleriyle şaşırttılar.
Fikir aşaması demiştik... Yukarıdaki örnek üzerinden devam edelim. Bilişim sektörünün "kafe" boyutunu kullanmak isteyen yeni girişimciler hiçbir yaratıcılık sağlayamadılar ne yazık ki. Hep elde duran somut bilgiyi kullanarak klasik yöntemi yani ilk kafeyi kuranın yöntemini ilke edindiler. Şehirden şehire değişebilir ancak x şehrinde bulunan bir işletmede sadece internet ve oyun hizmeti veriliyorsa bu bir ezbere dönüşüyor ve geriden gelen işletmeler de aynı yolu izliyor. Oysa bu hizmetin yanında y şehrinde başka hizmetlerde veriliyor, örn; çay satışı, tost yada benzeri satışı... X şehrindeki işletmelerin verdiği hizmet artık ezber haline geldiği için girişim ile alakası kalmıyor ve tamamen iş sadece ranta dönüşüyor. Nitekim işletmeler inovasyonu sağlayamadığından dolayı kapanıyor.
Bilgiyi işleyen, ticari fikre dönüştürenler her zaman kazanır. Bulunulan bölgede, şehirde, hatta mahallede bile üretilecek fikirle girişimci yüksek kar oranına ulaşabilir. Öncelikle gözlem yapılmalı, ortam ve piyasa araştırılıp insanların en çok neye ihtiyaç duydukları sıralanmalıdır. Fikir aşaması yapılacak araştırmadan önce olursa fazla gelişemez, sabit kalır.
Bir mahallede berber olmadığını düşünelim. Oraya önce berber dükkanı gerekecektir, bilardo salonu değil. Buna göre fikirler düzenlenmelidir ve sabit kalması önlenmelidir.
Gelen Yorumlar
Toplam 3 yorum,
1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
ben bir net cafeciyim böyle bir yazının buraya yazılmasına sevindim.ben net cafemde ne cay ne tost veriyorum 10 senedir bu işi yapıyorum benim işim sadece bilgisayarlarla ben müşterilerime sadece bilgisayar üzerine hizmet veriyorum servis olsun tamir bakım vs vs bunun gibi. bana göre kriz diye bir şey yok cünki bizi etkilemedi gercektende...ingiliz bir spor ürünleri firmasının uyguladığı bir taktik işletmende ne hizmeti veriyosan odur kardesim alakasız extralar işi bozar bu hep böyledir
ahmet bayrakçı eklemiş.
| 21 Mayıs 2009 Saat
01:46
Yazdıklarınızı zevkle okudum, evet a dan z ye kadar haklısınız. Tekstil atölyem tam da söylediğiniz sebep yüzünden battı. çok üzülmüştüm ilk zamanlar. sonra alıştım. ailem arkamda durmasaydı eriyip giderdim. sonra sizin bu yazınızı okudum ve gerçekten aklıma yeni iş fikirleri geldiğini gördüm. düşünmek demekki bulmak için yeterli imiş. size, girişimcifikirler.com sitesine yeni fikrim konusunda teşekkür ederim. ufkumu genişlettiniz.
nurcan aydoğan eklemiş.
| 28 Mayıs 2009 Saat
04:23
değerli harun altay. yazınızı zevkele okudum. çok dikkat çekici yazı yazmışsınız. size ve girişimci fikirler ekibine teşekkür ediyorum. ufkumuzu genişletip bizlere daha iyi fikirler sunduğunuz için.
sadık ergün eklemiş.
| 29 Ocak 2010 Saat
13:03