Son Eklenen Fotolar
Manyetik Kitap Tutucu Oklar
Otobüste Uyumak İçin
Dünya
Fedex
Bu Zımbalar Muhteşem
Televizyon Yayın Test Saati
Sigaranın Zararlarını Anlatan Reklam
Kill Bill Filminin Reklam Tasarımı
Harley Davidson Hastalığı Bir Başka Oluyor
Saat Reklamı En Güzel Bu Şekilde Yapılır

Ana Sayfa > İş Fikirleri > SİZ OLSAYDINIZ.....


SİZ OLSAYDINIZ.....
zuhal özgen
zuhal özgen
Zuhal,

Bence bu sorunu daha derinlemesine irdeleyebilmek için Türkiye'nin 1983 yılından sonra geçirdiği evrime baktığımızda neler olduğunu toplum olarak nasıl bir olumsuz evrim geçirdiğimizi sadece iş hayatında değil aile ve sosyal hayatta bile nasıl bir ikircikli kimlikler sahte ve zarar verici hırs , herşeyin yerini alan para ve çalışmadan, üretmeden, tüketen liyakatsız işler yeteneğin donanımın değilde hakedilmeden elde edilen kazanların kaybolmasına tahammülü kalmayan toplum iş hayatında sahte ve delicesine hırs bazen kara cahillik (ki bunun kişilerin almış olduğu diplomalarla ilgisi yok) İŞte biz 
 Ö.Faruk Damanın yazısına hitaben,
 Ülke olarak çok çetrefilli aşamalardan geçtiğimiz su götürmez bir gerçek.
Geçmişe dönüp baktığımızda bu kadar sıkıntılar yaşayıp,bunlardan ders almayıp,üstüne üstelik bütün bunları unutabilme gibi bir yeteneğimiz var Türk toplumu olarak.Düşünsenize iktidara gelene kadar atıp tutan,o koltuğa oturduktan sonra ''Dün dündür,bugün bugündür''diyen bir Başbakan+Cumhurbaşkanımız olmuştur.Şimdiki zamanımızı hiç yazmayacağım.Bir takım insanların hırsları uğruna biz Türk toplumu kurban rolünü oynamaya devam ediyoruz.Bakalım nereye kadar...
 Toplumsal olarakta gittikçe yozlaşıyoruz maalesef.Bir Avrupalılaşma sevdasıdır gidiyor ama sadece görüntüden ibaret.İçerikte sınıfta kalacağımız bir
gerçek.
  Bizden Sonra gelen yeni gençlik diyelim;eğitimi,bilgisi,görgüsü sıfır ve bizler bu çocukları üniversiteye almak için uğraşıyoruz.Hayata dair hiçbir gayesi olmayan arkadaşları.
  Peki bizler napıyoruz,bu kadar konuşuyoruz ama sadece konuşuyoruz. Konuşmaktan öteye niye gidemiyoruz.Hep ben olsaydım diye başlayan söyler...
   Evet,şimdi sıra sizde.Siz olsaydınız..............ne yapardınız.
   Boşlukları doldurmanızı bekliyorum.Bakalım kimler bunun için beynini yoracak. Herkesi düşünmeye davet ediyorum.

 Herkese hayata dair sağlıklı,huzurlu,başarılı günler diliyorum.Sevgiyle Kalın.
Gelen Yorumlar
Toplam 3 yorum, 1-3 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
sevgili Zuhal;

Öncelikle Zuhal Hn diyerek başlamıyorum çünki artık toplum hn ve ya bey derken bile ikiyüzlü davranıyor ve bende bundan nefret ettiğim için sevgili Zuhal diyerek başlamak istedim enazından samiyetim konusunda herhangi bir çekingen olmasın

gelelim boşlukları doldurmayı geçen gün bir yazı yazmıştım bir makaleye hitaben onu copy paste yapıcam öncelikle neyiz ve ne olamayız

boşlukları doldurmayı da deneyecem ama önce ekonomiyimi düzeltilip eğitime değer yaratılabilir yoksa önce eğitimimi düzeltip vasıflı bir toplumlamı ekonomik kalkınma olur. Geçi bunun cevabını 13 yıl önce okuldayken rahmetli Hocam Pro Dr Ömer ABUŞOĞLU ile bir saate yakın tartışmış ,ben önce eğitim demiştim oda eğitim içinde gene ekonomik kaynak lazım demişdi


ve işte makale ve benim yorumumum

''
Gün 20 Eylül 2047,yer Ankara TBMM ve bugün Türkiye ve Avrupa Birliği için çok ama çok önemli bir gün.
Gelin şimdi de hep beraber meclise gidelim ve bakalım Türkiye Cumhuriyeti'nin 21.ci başkanı Sn. Mete ÇORA ne diyor! dinleyelim...
"Sayın Milletvekilleri ve Birleşik Türk Devletleri yetkilileri,Bugün Dünya tarihi için çok önemli bir gündür.Bu gün Türkiye'nin yıllarca sırtında taşıdığı AB 'den ayrılma kararı aldığı gündür.Bu gün Türkiye'nin AB'nin hantal yapısından,tembelliğinden,tutucu radikal din anlayışından ve artık Avrupalı'yı beslemekten vazgeçtiği gündür.Avrupa'nın sadece Türkiye'ye sırtını dayayarak rahat bir hayat sürme süreci son bulmuştur.Avrupa'nın kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini anlama zamanı artık gelmişti."
"SAYIN MİLLETVEKİLLERİ VE BİRLEŞİK TÜRK DEVLETİ YETKİLİLERİ,Yüce meclisimizce oy birliği ile alınan kararla AB'den ayrıldığımızı tüm insanlığa ilan ediyorum"Vekiller ayağa kalkarak bu kararı alkışlarken Mete'nin gözleri buğulanmış ve yıllarca geriye gitmişti.Onun en yakın arkadaşı,sırdaşı,bütün bildiklerini ona öğreten büyük babasını düşündü."Büyükbaba" dedi."Keşke burada olabilseydin ve hayallerinin gerçekleştiğini görebilseydin...."
Büyükbabası hep inançları için mücadele et,azimle savaş,asla taviz verme der ve ATATÜRK'ü örnek verirdi.Hiç bıkmadan defalarca anlatmıştı:"Bu ülke sıfırdan o zaman ki dünyanın bütün büyük ülkelerine karşı çıkarak bu hale nasıl gelmişti?Gözlerinden iki damla yaş geldi:"Seni çok özlüyorum büyükbaba.Biliyorum buradasın.Hepimizle gurur duyuyorsun..."
Kişi başına düşen 40.000 Evren Lirası,milli geliri ile Türkiye daha 2025 yıllarındayken Avrupayı geride bırakmıştı.Zira 2012 senesindeki AB üyeliği ile Türkiye hızla gelişmiş,genç nüfusu,girişimci ruhu ve eğitim sistemindeki araştırma ve geliştirmeye verdiği önem ile çok kısa sürede AB refah düzeyini yakalamıştı.Komisyonlarda önemli roller alarak AB'ne büyük katkılarda bulunmuştu.Ancak 2020'lerden itibaren Türk Toplumu AB'den şikayete başlamıştı.daima kendi çıkarlarını koruyan bürokrasisi,karar almadaki zorlukları ve bir türlü yeniliklere açılamaması,Türkiye'yi olumsuz etkilemeye başlamıştı.Türk kamuoyu,yaşlı,muhafazakar Avrupa nüfusu ile hareket etmekten son derece rahatsızdı.Bu rahatsızlık çığ gibi büyümüş ve yaşlı Avrupâ'yı sırtlayıp götürmekten vazgeçme ve birlikten ayrılma kararı almıştı.
Birleşik Türk Devletleri meclisinin aldığı bu karar Avrupa'da tam bir şok yarattı.Avrupa Parlamentosu kararın açıklanmasından sonra kriz yönetimi kurarak sitem dolu bir deklarasyon yayınladı."Aynı kıtanın insanlarıyız.Biz,Türkiye'siz bir AB'ni hiç düşünmedik!Türkiye bizi terk ederken Avrupa'nın halini hiç mi düşünmedi?Lütfen kararınızı değiştirin"diyordu...
Aslında Türkiye AB'ni çok iyi kullanmış,kısa sürede Avrupa'nın refah düzeyini yakalamıştı.İstikrarlı uygulamaları ile standartlarını o kadar iyi geliştirmişti ki Avrupa^'yı fersah fersah geçmişti.Vatandaşlarına mükemmel hizmet veriyor,devlet vatandaşın hizmetindedir ilkesini tam olarak uyguluyordu.Vatandaşının üzerine titriyor,onun hak ve özgürlüklerini sonuna kadar koruyor ve destekliyordu.Öylesine mükemmel bir yönetim anlayışı ve idare oluşmuştu ki bu durum Avrupa'yı etkilemiş ve kendi yönetimlerini aynı konularda aynı hakları almak için baskı altına almışlardı.Avrupa ise uzun süre Türkiye'nin haksız rekabet yaptığını mükemmel yönetimi ile birçok Avrupalı genç beyinleri ülkesine çektiğini söyleyerek şikayet ediyordu.
Türkiye Avrupalı insanın umut kapısı olmuştu.Tokat insan hakları mahkemesinde binlerce dava açılmış ve bu mahkeme Avrupa'nın tepesinde adeta demokrasinin kılıcı olmuştu.AB'den ayrılma kararından sonra Türkiye hızla hedefini büyütmüş önce bölgesel liderlik,sonra Birleşik Türk Devletleri liderliğinden sonra dünya liderliğine aday olmuştu.Şüphesiz bu gelişmede Ortadoğu'daki ve dünyadaki petrol rezervlerinin bitmesi ve onun yerine alternatif enerji kaynağı bor pillerinin ana maddesi bor madenlerinin %80'nin Türkiye'de bulunması,Türkiye'yi enerji rezervindeki tekel haline getirmişti.Bunun yanında Türk Topraklarında bulunan ve o güne kadar batılı ülkeler tarafından engellenen birçok maden ile altın,gümüş rezervleri yanında karadeniz'de uranyum ve türevleri işletmeye açılmıştı.Ayrıca Birleşik Türk Devletleri topraklarında bulunan ham madde kaynakları için Türk ülkeleri ile birlikte ortak yatırımlar yapılmıştı.Bilim ve Teknolojik alandaki buluşları ve uzayın fethinde gösterdiği başarılar artık dünya gezegeninde ve uzaydaki kolonilerde Türkiye'yi lider haline getirmişti.
Bu gelişmeler sonunda Türk Lirası bütün dünyada kullanılır hale gelmiş ve nihayet BM'dealınan bir karar sonunda Evren lirası halini alarak bütün dünyada,ayda,uranüs ve mars'taki kolonilerde kullanılmaya başlamıştı.Dünya ve diğer gezegenlerdeki halklar başta tepki verseler de ülkelerinin Türkiye'den esinlenerek yönetilmesinden hayli memnundu.
Artık Türkçülük evrende bir ideoloji olarak kabul edilmişti.Zira Türkçülük demek;demokrasi,insan hakları,hoşgörü,adalet,yüksek ahlak ve kültür,paylaşma,Bireylerin hakkına saygı,edebiyat,bilim, ve teknoloji,ekonomik gelişmeler,refah ve zenginlik demekti.
Değerli Okuyucum,Ben de biricik ATAM gibi hayal ettim,sizde edin.Ben inandım,sizde inanın.Ben çalıştım,sizde çalışın.Bu hayalimiz gerçekleşecek.Ben ve bizler göremeyeceğiz ama ya torunlarımız?İnanın işte onlar görecek ve bizleri minnetle anacaklar.


KASIM 2009 PRİVATE SECURİTY AYLIK ÖZEL GÜVENLİK VE SAVUNMA DERGİSİNİN 46 VE 47 SAYFALARINDAN YAZAR DR.A.NAZMİ AVLUCA'nın yazısından aynen alıntıdır. SAYGILARIMLA.......


ve benim yorumum
Ö.Faruk DAMA'nın yorumu

Şair demiş ya'' beni bu havalar mahvetti'' diye bizi mahvedende çalışmadan üretmeden hayal kurarak ATAmızın izinden gideceğimizi sanmak, makale çok güzel tam bir film senaryosu tadında ama sormak lazım gerçek hayatta nasıl olacak bu işler, bu bor madenleride bir türlü bizi kalkındıramadı gitti bundan 14 sene öncede bor madenleriyle dış borçlarımızı cari açığı kapatıp kalanıylada eğitim ve sağlıktaki reformları gerçekleştirip yatırımlar yapacaktık, böyle bir rüya bizim borla olan gönül ilişkimiz ama nedense bor madenlerini bir türlü işleyemedik hammade olarak sattık ve bunun için de sis perdesi kalkmamış bir trafik kazasında valimizi bu ülkenin yetişdirdiği en değerli bürokratlarımızdan birini kaybettik

Bir ülkenin kakınması refaha ermesi milli gelirinin artması o ülkenin insalarının donanımlarıyla olur sormak gerekir acaba bu ülkede insana ne kadar yatırm yapılıyor.İnsana yatırım,donanımlı kişiler yetiştirmek deyince aklımıza üniversite kapılarında ki birbuçuk milyon genç mi akla geliyor, yoksa dokunmayın nasıl olsa 10 milyar dolarlık bir sektör yaratılmış böyle devam etsin minvalindenmi devam edeceğiz.Ar ge,,bilim sanat, üretim bu konularda hep topallıyoruz diğer ülkerin AR GE ye ayırdığı oran % 10 15 leri bulurken biz binde 1 seviyelerini geçince teknolojide önder ülkelerden olacağımızı, gün gelip yazılımda Hindistanı geçeceğimizi, bilişimde birkaç ülkeden biri olacağımızı hayal ediyoruz ama teknoloji denince, facebook,( 14.464,190).msn,ve bilimum sosyal ağlar, ,aklına gelen bir toplum ki bu verilerlede kanıtlanmış
işte bizim 2047 karşılayış yada süper devlet olma projemiz

MAXİCEPTEN ALINTIDIR. ( Türkiye'de 21.5 milyon aktif MSN kullanıcısı var...
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, . Zaten Brezilya ve Amerika'dan sonra MSN kullanımında dünya üçüncüsüyüz. Bilgisayarı genellikle haberleşme alanlarında kullanıyoruz. Bilgi ve eğitim alanlarında kullanım dünya düzeylerinin altında)

Eğitim devlet politikası olmadan devletin vatandaş için var olduğunu devletin kendisinin kabul etmediği, kısır iç siyasi çekişmelere devam edildiği, gündemlerin anlık değişimleriyle ordan oraya savrulan ekonomi, kobilerinin gelişmesine en ufak katkı sağlanmayıp güçlü olanın sesnin daha çok çıktığı bir ortamda bırakın bazılarının dediği gibi 2023 de süper devlet olmayı böyle giderse millenyumun ilk asırınıda kaçıracağız sanayi devrimini kaçırdığımız gibi


VE umutsuz olduğumu söyleyen ve hala umutla hayali karıştıran bir kaç yoruma karşı yorumum

Elbette umut iyidir yaşama sevinci, hedefler koyma ona ulaşmak için çalışma ve başarma şevki verir.Ama umutlanabilmek içinde çabalamak birşeyler yapabilmek gerekirki gerçekleşme şansı olsun umutlarımızın, ben bunu göremediğim içindir ki fazla bir umudum yok

işte şifre burda gizli; neden? yaşanacak bir ülke istemek için çoğunluğun sesi sokaklarda yankılanmıyor.
Son 30 yılda apolitik olmaya zorlanmış,hızla tüketen ama üretmeyen,paranın herşeyden değerli olduğu çağdaş demokratik yaşanılabilecek ülke olmanın lüx yaşamla karıştırıldığı,kültürünün en önemli özelliği olan aile kavramın içinin boşaltıldığı,aile birliğinin,üretmeden tüketmeye,paraya ve onun gücüne alışan insanlar tarafından hızla tarumar edildiği artık muhafazarlığın bile yanlış yaşandığı toplumun koyu bir bağnazlığa hızla kaydığını artık paradeğil için değil oy satmak, yeri gelirse çoğu şeyin yapılacağı bir ortamda sokaklar ve caddeleri barınaksız başıboş hayvanlar* doldurmaktadır.
Bunun içindirki evet umudum yok ve çocuğum ,kızım ve tüm çocuklar adına üzülmekteyim her geçen gün onlara daha yaşanılmaz bir miras bırakıyoruz doğasıyla,bilinçsizliğe yönleridline toplumuyla,sanattan mimariden yoksun ucube ,kentleriyle yaşam biçimiyle

*(burda hayvanlar mecazi anlamda kullanılmamıştır yanlış anlamaların önüne geçilmek için eklenmiştir


VE SON SÖZÜM

sanayi devrimini kaçıran bu ülke insanları bilgi devriminide kaçırıyor. kaybeden gene bu ülke oluyor kaybederken de kaybediyoruz tüm değerlerimizi aile birliğimizi kültürümüzü









Ö.Faruk DAMA eklemiş. | 08 Aralık 2009 Saat 17:02
AHLAK

Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.
Birtakım kuşbeyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz; bunun hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.
Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar.
Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.
Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur.
Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır.
Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatın-dadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur.
Bir millette, özellikle bir milletin iş başında bulunan yöneticilerinde özel istek ve çıkar duygusu, vatanın yüce görevlerinin gerektirdiği duygulardan üstün olursa, memleketin yıkılıp kaybolması kaçınılmaz bir sondur.

BAĞIMSIZLIK

Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.
Ulusal egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur.
İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri görülemez; millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur. Türk milleti ve Türkiye'nin çocukları, bunu bir an akıldan çıkarmamalıdır.
Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.
Dünyada ve dünya milletleri arasında sükun, huzur ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan mahrumdur.
Türkiye'nin güvenini amaç edinen, hiçbir başka ulusun aleyhinde olmayan bir barış yolu, her zaman bizim ilkemiz olacaktır.
Biz Türkler, tarih boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuş bir milletiz.
Tam bağımsızlık denildiği zaman, doğal, siyasal, mali, adli, askeri, kültürel ve her alanda tam bağımsızlık anlaşılır.
Bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz.
Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır.
Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır.
Ben yaşayabilmek için, kesin olarak bağımsız bir ulusun evladı kalmalıyım. Bu yüzden ulusal bağımsızlık bence bir hayat sorunudur.
Ya istiklal, ya ölüm.

BİLİM

Bilim, gerçeği bilmektir.
Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.
Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir.



BİRLİK - BERABERLİK

Birlik ve beraberlik; ölümden başka her şeyi yener.
Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.
Bugün vatanımızda bir milli kudret varsa, o cereyan, felaketlerden ders alan ulusun kalp ve dimağından doğmuştur.
Milli sınırlar içinde bulunan yurt parçaları bir bütündür; birbirinden ayrılamaz.

CUMHURİYET

Cumhuriyet, düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesiller . ister.
Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.
Cumhuriyet düşüncede, bilgide, sağlıkta güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister.
Cumhuriyet, demokratik idarenin tam ve mükemmel bir ifadesidir. Bu rejim, halkın gelişimini ve yükselişini sağlayan, onlardan esirlik, soysuzluk, dalkavukluk hislerini uzaklaştıran bir yoldur.
Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur.
Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz.
Cumhuriyet fazilettir.

ÇALIŞMAK

Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
Denebilir ki, hiçbir şeye muhtaç değiliz, yalnız bir tek şeye ihtiyacımız var: Çalışkan olmak! Servet ve onun doğal sonucu olan rahat yaşamak ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışanların hakkıdır. . Yaşamak demek çalışmak demektir.
Türk, öğün, çalış, güven.

DEĞİŞİM

Türk milletinin istidadı ve kesin kararı, medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir.
Medeniyet yolunda başarı, yenileşmeye bağlıdır.
İnkılap, Türk ulusunun son asırlarda geri bırakılmış kurumlarını yıkarak yerlerine, ulusun en yüksek uygarlık düzeyine ilerlemesini sağlayacak yeni kurumlar koymaktır.
Türk milletinin son yıllarda gösterdiği harikaların, yaptığı siyasi ve sosyal inkılapların gerçek sahibi kendisidir.
Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

DİL

Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.
Türk milletindenim diyen insanlar her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.
Türk dili, dillerin en zenginlerindendir.

EĞİTİM

Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
Bir millet, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla kaimdir.
Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.

EKONOMİ

Ekonomisi zayıf bir ulus, yoksulluktan ve düşkünlükten kurtulamaz; güçlü bir uygarlığa, kalkınma ve mutluluğa kavuşamaz; toplumsal ve siyasal yıkımlardan kaçamaz.
Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür, bağımsız, daima daha kuvvetli, daima daha refahlı Türkiye idealinin bel kemiğidir.
Tam bağımsızlık ancak ekonomik bağımsızlıkla olur.

FİKİR
Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz. Fikirler, şiddetle, top ve tüfekle öldürülemez.

GENÇLİK
Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu sonsuza kadar yaşatacak olan sizlersiniz.
Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze, durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

KADIN
Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarda paylarına düşen işlerden başka, en önemli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de "iyi anne" olmalarıdır.
Ey kahraman Türk kadını, Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.
Dünyada her şey kadının eseridir.
Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.
Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur.
Milletin kaynağı, toplumsal hayatın temeli olan kadın ancak faziletli olursa görevini yerine getirebilir.

KÜLTÜR VE MEDENİYET
Bir milletin kültür düzeyi üç safhada; devlet, düşünce ve ekonomideki çalışma ve başarılarının özüyle ölçülür.
Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin-, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.
Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.
Kültür zeminle orantılıdır. O zemin milletin seciyesidir.
Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir.

MEDENİYET
Medeniyet öyle bir ışıktır ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder.
Medeni olmayan milletler, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur.

MİLLET HALK MİLLİYETÇİLİK
Büyük ve tarihi olayları ancak büyük milletler yaşayabilir.
Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır.
Felaketler insanları, zeki milletleri daima azimli ve yeni hamlelere sev keder.
Bir millete hizmet eden onun efendisi olur.
Türk çocuğu atalarını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Türk milleti kendisi için, kendi geleceği ve kurtuluşu için çalışan kimseleri ve kurullan zorluk karşısında bırakmayacak kadar yüksek vatanseverlik ve yüksek onur duygusuyla doludur.
Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.
Bu millet, tarihini iftiharla doldurmuş bir millettir. Türk milletinin geleceği, bugünkü evlatlarının doğru görüşü, yorulmak bilmez çalışkanlığı ile büyük ve parlak olacaktır.
Milletimizin saf karakteri yetenekle doludur. Ancak bu doğuştan gelen yeteneği geliştirebilecek metodlarla donanmış vatandaşlar lazımdır.
Kurtulmak ve yaşamak için çalışan, çalışmak zorunda olan bir halkız. Bundan dolayı her birimizin hakkı vardır, yetkisi vardır. Fakat çalışmak sayesinde bir hakkı kazanırız. Yoksa arka üstü yatmak ve ömrünü çalışmadan geçirmek isteyen insanların bizim toplumumuzda yeri yoktur, hakkı yoktur.
Halkın sesi, Hak'ın sesidir.

ÖĞRETMEN
Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür,irfanı hür nesiller ister.
öğretmenler! Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve ordularınızın zaferi için yalnız ortam hazırlar. Gerçek zaferi siz kazanacaksınız ve sürdüreceksiniz ve kesinlikle başarılı olacaksınız.
öğretmen, yıllar sonra ödülünü alır.

MÜZİK-TÜRK MÜZİĞİ- SANAT
Bir milletin yenileşmesinde ölçü, musikide değişikliği alabil mesi, kavrayabilmesidir.
Millî, ince duygulan, düşünceleri anlatan, yüksek deyişleri, söyleyişleri toplamak, onları bir gün önce, genel son musiki kurallarına göre işlemek gerekir. Ancak bu sayede, Türk milli musikisi yükselebilir, evrensel musikide yerini alabilir.

SANAT
Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.
Yüksek bir insan topluluğu olan Türk Milleti'nin.tarihi bir özelliği de, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir.
Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz... Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsınız.
Sanatkar, toplumda uzun çaba ve çalışmalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır.
Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.
Bir milletin sanat yeteneği güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.

SPOR
Ben sporcunun çevik ve namuslusunu severim. Spor, ahlaktır.
Türk gençliği, sağlıklı yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altındadır.
Sporda başarılı olmak için bütün milletçe sporun niteliği ve değeri anlaşılmış olmak ve ona kalpten sevgiyle bağlanmak ve onu vatan görevi saymak gerekir.
Ben Türk gençliğinin spor yaparak güçlü olmasını isterim.

TAKLİT
Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü bir millet, ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne de kendi milliyetçiliği içinde kalabilir.


TARİH
Tarih, bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkar etmez.

TUTSAKLIK � ESARET
Milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

VATAN

Vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor, bilim ve ustalık, yüksek uygarlık, hür düşünce ve hür yaşayış istiyor.
Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya layıktır.
Bu memleket tarihte Türk'tü, bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.

http://www.edebiyatogretmeni.net/atadan_sozler.htm
(alıntıdır...)

kısacası bahsedilen kavramların tümünün,tam olarak idrakına sahip olunmalı ve Atamızın sözleri bir referans alınmalıdır.Ayrıyeten yaşantımızın her anında tekamülüne çalışmalıyız şayet böyle bir toplumun ilerlemesi kaçınılmazdır...
Kaan acar eklemiş. | 18 Aralık 2009 Saat 10:46
yorum yapmıcam sadece bi iş fikrim var onu paylaşıcam daha başka yerde var mı bilmiyorum biliyorsunuzki günümüz hijyen devri dünya saran hastalıklar malumunuz benim fikrim kapı üstlerinde sıcak hava veya soğuk hava ufleyen cihazları görmüşünüzdür onlar gibi yanlız dışarıya havayla birlikte dezenfekte edebilecek şekilde tekrara tasarlanıp havalimanı başta olmak üzere bir çok yere takılabilir sizce nasıl
abidin gülşen eklemiş. | 28 Aralık 2009 Saat 16:15
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
5 ve 2'nin çarpımı kaçtır? 

 

 

Ara

     

     
En Çok İlgilendiğiniz Kategoriyi Seçiniz
Diğer
Tasarım Video/Foto
Girişimcilik Dersleri
İş Haberleri/İş Kitapları
Başarı Hikayeleri
Franchise/Bayilik
İş Fikirleri
Yıllık Arşiv


   Tüm hakları girisimcifikirler.com'a aittir. Copyright © 2007-2009 |info@girisimcifikirler.com | Tasarım: Emrah Bozdemir
Sitemizde yer alan yazıların, resimlerin alınması veya kopyalanması yalnızca kaynak gösterilmesi doğrultusunda mümkündür.