Son Eklenen Fotolar
Dünya
Fedex
Bu Zımbalar Muhteşem
Televizyon Yayın Test Saati
Sigaranın Zararlarını Anlatan Reklam
Kill Bill Filminin Reklam Tasarımı
Harley Davidson Hastalığı Bir Başka Oluyor
Saat Reklamı En Güzel Bu Şekilde Yapılır
Kibrit Kutusu

   

Ana Sayfa > Başarı Hikayeleri > Sakız Satıyordu Şimdi Avrupanın En Büyük Battaniye Fabrikasının Sahibi



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Sakız Satıyordu Şimdi Avrupanın En Büyük Battaniye Fabrikasının Sahibi

              Anadolu'da sayısız başarı öyküsü var. Bunların bazıları biliniyor, bazıları ise gölgede, fark edilmeyi bekliyor. Uşak'ta Avrupa'nın en büyük battaniye fabrikasını kuran Sesli Grup'un öyküsü, bugüne kadar 'gölgede kalanlar'dan...

Anadolu’nun başarı klasiklerinden biri olan Sesli Gurup, bugün Türkiye’nin en büyük battaniye ihracatçısı. Yaklaşık 50 ülkeye ihracatı olan Sesli, dünyada en uygun fiyata ve en kaliteli battaniyeyi üretiyor. Üretiminin yüzde 85’ini dünyaya pazarlayan Sesli, Orta Asya’da da üretim yapmaya hazırlanıyor.

Sesli Battaniyelerinin kurucusu ve Genel Müdürü Hazım Sesli, ticaret yapmaya okul yıllarında başlamış. Doğduğu yer olan Nevşehir’in pazarlarında su ve sakız satarak ev ekonomisine katkı sağlayan Hazim Sesli, 1986 yılında battaniye üretimine karar vererek sanayiciliğe atılmış. Aradan geçen 17 sene sonunda Anadolu’nun sayılı sanayicilerinden olmayı başaran Sesli’nin başarı öyküsü elbette tesadüf değil. İşte Uaşak’tan dünya pazarlarına ulaşan Bir başarı öyküsü ve Hazim Sesli.


İş hayatına nasıl atıldınız?
Ailem dört kuşaktır ticaretle, üç kuşaktır da sanayii ile uğraşıyor. Ticaret yapmaya daha okul yıllarında başladım. Fabrikada işçi olarak çalıştım. Daha küçük yaşlarda, doğduğum Nevşehir’in pazarlarında su ve sakız sattım. Akşama kadar bir kutu sakızı bitirir, kutusunu da satardım.
İlkokulu bitirdikten sonra dedemlerin yanından ayrılıp, Uşak’a annemle babamın yanına gittim. Biz çok kalabalık bir aileyiz. Orada da hafta sonları ve yaz tatillerinde akrabalarımızın yanında çalışmaya başladım. O sıralarda halı ipliği üretimi yapıyorduk. Bir yandan da dedemin şoförlüğünü yapmaya başladım. Dedemle birlikte, Tokat, Niksar, Ordu, Kayseri, Niğde, Bor gibi yerleri gezip hem şoförlüğünü hem yardımcılığını yaptım. Dedemden sonra dayımın ve ailede birçok kişinin daha şoförlüğünü ve yardımcılığını yaptım. Bu arada da ticareti öğrenmiş oldum.

Kalabalık bir aile ortamında büyüdüğünüzü söylüyorsunuz, buradan sıyrılıp nasıl patronluğa ulaştınız?
Askere gitmeden önce battaniye üretimi için küçük bir tesis satın alınmış, ancak üretime başlanmamıştı. Döndüğümde tesis hala çalışmıyordu. Çünkü para kazanılamayacağı düşünülüyordu. Baktım ki şartlar uygun değil, aile de kalabalık... Şirkette bir memur gibi kalacağım duygusuna kapıldım. Dedemi ikna etmek için birkaç ay uğraştıktan sonda 1987 yılında 10 milyon 200 bin liralık sermayeyi ve bu fabrikayı satın aldım. Satın aldığım hammaddenin parasını dedem ödemiş oldu. Böylece battaniye üretmeye başladık.

Aile üyeleri bu durumu nasıl karşıladılar?
Battaniye tesisinin çalıştırılmaması gerektiğini, depo olarak kullanıldığında bile daha fazla kazanılacağına inanıyorlardı. Aile büyüklerinden destek aldığımız kadar, eleştiri de aldık. Bizi destekleyenler, "Çocuklar sağa sola, kahveye gitmesinler, burada uğraşsınlar” diyorlardı. Anadolu’daki tabirle bu işi bir nevi “başımızı bağlamak” gibi gördüler. Dedem eleştirilere karşı bizi savundu. Bize de “yapmışken en iyisi en kalitelisini yapın, zarar ederseniz biz takviye ederiz” dedi. Sonradan diğer dayı çocukları da okullarını bitirip gelmeye başladılar.

Zarar ettiniz mi peki?
Evet, altı ay sonra hesap yaptığımızda zarar ettiğimiz ortaya çıktı. Dedeme gidip zarar ettiğimizi söyledim. “Şimdi zarar edersiniz, ileride para kazanırsınız” dedi. Biz de kaliteli üretimi devam ettirdik. O sıralarda Türkiye’nin en küçük battaniye üreticisiydik ve günde 50 tane battaniye üretiyorduk. Büyük firma sahipleri, "Bu kalitede üretmeye devam ederseniz batarsınız" diye telkinlerde bulunuyorlardı.Yine de kaliteden taviz vermedik. İki yıl sonra 1990’lı yıllarda aranır bir marka haline geldik. O günkü şartlarda, parayı peşin alıp iki ay sonra malı teslim etmeye başladık.

İhracat yapmaya nasıl başladınız?
1991 yılında Körfez Krizi yaşandı. Rusya’nın dağılması da aynı döneme denk geliyor. Kaliteli battaniye ürettiğimiz için dağılan Sovyet Cumhuriyetleri, Sesli battaniyelerini tercih etmeye başladılar. Hatta Mehmet Ali Birand TRT’de “32. Gün” programını yapıyordu. “Ermenistan’da Türk malları satılıyor” diye bizim battaniyeleri göstermişti. O denemde çok hızlı bir büyüme yakaladık ve 1991 krizinden büyüyerek çıktık. 1994’te yüzde 100 iç piyasaya çalışırken, 5 Nisan kararları alındı. Şirket olarak bundan da büyüyerek çıkmayı başardık. Ancak ihracat yapmadan sanayicinin ayakta kalmasının mümkün olmadığını da öğrenmiştik artık.

İhracat yapmaya başlamadan önce ilk adımınız ne oldu? Başlangıçta zorlandınız mı?
1994 yılında, İstanbul’da Sespa’yı kurduk ve ihracat yapmaya başladık. İhracatımızı her yıl biraz daha artırdık. 1998 krizinde ihracatımız yüzde 60 - 70 seviyelerindeydi. Böylece bu krizde de büyük zarar görmedik. Şu anda 50 ülkeye ihracat yapıyoruz ve üretimimizin yüzde 85’ini ihraç ediyoruz. Şimdi iç piyasa daha karlı olduğu için bu oranı düşürmeye çalışıyor, ama düşüremiyoruz.

Yeni yatırım planlarınız neler?

Şu anda kapasite artırmayı düşünmüyoruz. Zaten sektörde en büyük firmayız. Farklı sektörlere girmeye çalışıyoruz. Aile üyelerinin kalabalıklaşmasıyla, 2000’li yıllarda Güney Afrika Cumhuriyeti’nde bir şirket kuruldu. Mustafa ve Muzaffer Sesli, bizim gönderdiğimiz yarı mamulü, tam mamule dönüştürüyor. Oradan da Afrika’nın güneyindeki ülkelere satış yapıyorlar. Battaniye sektöründe yeterli büyüklüğe kavuştuğumuzu görünce 1998 yılında peluş tesisi de kurduk. Böylece çeşitliliğimiz arttı. Son iki yıldır teknolojiyi yeniliyoruz. Ayrıca Orta Asya’da yatırım projelerine yöneldik.

Orta Asya Cumhuriyetleri'ne hiç ihracatımız yok. Ancak orada üretim maliyetleri çok düşük. Orada üretim yaptığımız taktirde ihracatta önemli bir fiyat avantajı sağlayacağımızı düşünüyoruz. Burada ürettiğimiz battaniyelerin, Yüzde 5’i Orta Asya, yüzde 20’si Avrupa ülkelerine, yüzde 60’ı Amerika’ya, yüzde 20’si de Rusya ve Ukrayna’ya ihraç edilecek.


Neden Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelere yatırım yapmayı düşünmediniz? İhracatınızın büyük bölümünü Avrupa’ya yapıyorsunuz ve bu ülkeler pazara daha yakın...
Romanya, Bulgaristan ve Macaristan’a yatırım yapan arkadaşlar şu an da sıkıntıdalar. Bu ülkeler Avrupa Birliği’ne girdiği zaman maliyetler de artacak. Şimdiden sıkıntılar başladı bile...


Sesli ailesinin 30 yılı

*1967'DEN BUGÜNE
Uşaklı Sesli ailesi 1967 yılından bu yana tekstil sektöründe faaliyet gösteriyor. 1967 yılında el halısı ipliği ile başlayan üretim serüveninde önce dönemin en kaliteli halı ipliği üretildi. Daha sonra, 1984 yılında, ailenin yeni kuşak temsilcisi Hasım Sesli'nin önderliğinde, bu birikim battaniye üretimine aktarıldı.

*AVRUPA'NIN EN BÜYÜĞÜ
Sesli Grup bugün Uşak'ta 60 bin metre kare kapalı alanda, günlük 6 bin battaniye üretim kapasitesine sahip tesisleriyle, 'Avrupa'nın en büyük battaniye üreticisi' ünvanını taşıyor.

*700 KİŞİLİK İŞGÜCÜ
Sesli Grup, 700 kişilik işgücüyle üretim yapıyor. Teknoloji yatırımlarına da büyük önem veren Sesli, Ar-Ge departmanıyla battaniye üretim teknolojisinde dünya standartlarını belirleyen şirketlerden biri olarak biliniyor.


Sesli Battaniyeleri Genel Müdürü Hazım Sesli, Uşak’taki pekçok battaniye üreticisi arasından sıyrılarak, en büyük battaniye ihracatçısı olmalarını, standart kaliteden taviz vermemeye, doğru hammadde kullanmaya ve yılmadan çalışmaya bağlıyor.



“İhracat kusursuz üretim ister.”
İhracatta en önemli noktalardan biri de çalışanları ve yöneticileri motive edebilmek. Şirket çalışanlarının ihracatın önemini kavramaları gerekiyor. Sesli, "Bu mantaliteyi yerleştirmek çok zor." diyor, "Malınızda en küçük bir hata varsa iade ediliyor. Bu sorunları yaşadık ve zaman içinde ihracat kültürü yerleşti. Yaklaşık 4 yıl içinde ihracat kültürünü yerleştirmeyi başardık. Bir buçuk yıl önce de İSO belgesi aldık.”

Kaynak:
Metin CAN
“Anadolu 250”

Gelen Yorumlar
Toplam 8 yorum, 1-2 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
gecekten helal olsun ama ilk önce dedesine cünki bazı insanlarda muhakkak bir şeyler yapma hayata çeşitli yönlerde atıla bilme gibi medeni cesaret gösterebilir önemli olan birilerinin bir yol gösterme ve cesaret vermesidir .onun icinki beyfendi o konuda cok şanslı imiş tabi kendide girişimini unutmamak lazım
erkan eklemiş. | 15 Şubat 2008 Saat 15:01
başlığa bakınca ilginç geliyor ama okuyunca tılsım bozuluyor. zaten 3 kuşak sanayi ve ticaretle uğraşan bir aile ferdi için neden "Sakız Satıyordu Şimdi Avrupanın En Büyük Battaniye Fabrikasının Sahibi " deme ihtiyacı hissettiniz anlamış değilim.
murat özbay eklemiş. | 21 Şubat 2008 Saat 17:50


Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Onay Kodu

Ara
En Çok İlgilendiğiniz Kategoriyi Seçiniz
Diğer
Tasarım Video/Foto
Girişimcilik Dersleri
İş Haberleri/İş Kitapları
Başarı Hikayeleri
Franchise/Bayilik
İş Fikirleri
Siteyi e-mail ile Takip Et

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu Add to Technorati Favorites


  Tüm hakları saklı olması gerekiyor, ama emin değilim. Copyright © 2007 Girişimci Fikirler | Tasarım: Emrah Bozdemir
Yazıları sürekli veya ödünç (ç)alacaksanız lütfen kaynak gösteriniz :)