Son Eklenen Fotolar
Manyetik Kitap Tutucu Oklar
Otobüste Uyumak İçin
Dünya
Fedex
Bu Zımbalar Muhteşem
Televizyon Yayın Test Saati
Sigaranın Zararlarını Anlatan Reklam
Kill Bill Filminin Reklam Tasarımı
Harley Davidson Hastalığı Bir Başka Oluyor
Saat Reklamı En Güzel Bu Şekilde Yapılır

Ana Sayfa > İş Haberleri > İş Hayatında Büründüğümüz Kimlikler


İş Hayatında Büründüğümüz Kimlikler
Herkese Merhabalar,
Bu sıralar bana anlamsız gelipte yapmak zorunda olduklarımız,büründüğümüz kimlikler üzerine yazmak istedim.Biraz dert yanayım istedim sizlere. Şu iş hayatında bir türlü anlayamadığım,insanların gözünü nasıl bir hırs büyüyorsa artık binbir türlü entrikalar,sanki YALAN RÜZGARI 2'yi çeviriyorlar.
Biz insanları yoran çalışmak değil aslında,iş hayatındaki bu riyakar insanların oyunları.Bunların oyunlarına karşılık ne şekilde gardımızı alsak diye düşünmekten iş hayatındaki verimimiz düşüyor. Hani birçok alanda temizleme yapılıyor ya birde şu iş hayatında kökten temizlemeler yapılsa.Sadece işi mi yapmak istiyorum.Enrikalarla uğraşmak istemiyorum.Samimiyetten uzak bir sürü insanlar.Yüzüne gülüp arkandan konuşan gereksiz insanlar.
Üniversitede ayrıca bu tür insanlarla nasıl baş edebileceğimiz üzerine derste verilmeliydi bence.
Şöyle bir konu açıyorum.Herkesten düşündüklerini yazmasını istiyorum,baş-
larına bu konuyla ilgili gelen olayları...kimimiz kovuldu,kimimiz istifa etti,kimi-
miz....diye devam ediyor. Bir de bu gibi durumları nasıl lehimize çeviririz,şimdi paylaşım zamanı. Sağlık,huzur,mutluluk,başarı...sizlerle olsun.
Gelen Yorumlar
Toplam 5 yorum, 1-5 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
Zuhal Hanım gerçekten çok samimi bir yazı olmuş kaleminize sağlık.

Yazdıklarınızı üniversiteden iş dünyasına adım atmaya hazırlanan biri olarak; ileride iş hayatında karşıma çıkabilecek alternatif insan modellerinin yerine koyarak değerlendirmeye çalıştım ve sonunda bir çok öğrenci arkadaşım gibi bende biraz korktum.

İnsan işini yaparken mutlu ve başarılı olabilir fakat bu mutluluk ve başarı bir ekiple paylaşılırsa güzeldir. Böyle olmalıdır en azından. Ben buna inanarak yaşamak ve çalışmak isterim. Beraber çalıştığım insanların yükünü hafifletmek gerektiğinde motive etmek ve başarıyı ve başarısızlığı paylaşmak isterim. Aynı yakınlığı görmek isterim insanlardan.

Öğrenci arkadaşlar için naçizane tavsiyem; Üniversite'de malesef böyle bir ders yok ama insan çeşitli yollarla iş hayatında karşısına çıkabilecek ikili entrikaların provasını öğrencilik hayatında yaşayabilir.
Örneğin bir çok üniversitede, bir çok alanda çalışmalar yapan öğrenci kulüpleri var, çeşitli şekillerde çalışan bu öğrenci kulüpleri tıpkı bir sivil toplum örgütü gibi yönetim kurulu anlayışıyla idare ediliyor ve bu kararlar doğrultusunda çalışmalar yapıyor. Bu gibi kulüplerde aktif çalışan öğrenci arkadaşlar, kendini ön plana çıkarma ve takdir edilme güdüsüyle henüz iş hayatına atılmadan bir çok entrikayla karşılaşıp iş dünyasına hazırlıklı gidebilirler. En azından daha temkinli olabilirler.

Ya da tüm derilerden sıyrılıp hedef birliği içerisinde olan bir ekip oluşturabilirler ki işte girişimci ruh burda devreye giriyor.

İş hayatında ki büyüklerime tavsiye verebilecek olgunlukta değilim fakat ben olsam; karakterim, davranışlarım ve azmimle diğer çalışma arkadaşlarıma örnek olma yolunu seçerdim. Herkesin bir kırılma noktası vardır. Karşılaştığımız fırsatlardan en iyi şekilde faydalanabileceğimizi unutmadan, her tanıştığımız kişi ile olumlu etkileşimlerde bulunarak, ilişkilerimizin seçiciliği ve paylaşımcığı ile etkili çalışmalara imza atmak bir çok sorunu kendiliğinden çözecektir.
Ancak bunu algılayamayacak bünyeler için sözüm meclisten dışarıdır. O insanlardan mümkün olduğunca etkilenmemeye çalışmadan hedefe doğru varmak en iyi metoddur.

Bakın Mevlana ne güzel söylemiş;

Kör için elmas da birdir cam da,
Sana bakan bir kör ise
Sakın kendini camdan sanma,

Esenlikler dilerim.
GencGirisimci eklemiş. | 10 Ekim 2009 Saat 03:49
Zuhal,

Bence bu sorunu daha derinlemesine irdeleyebilmek için Türkiye'nin 1983 yılından sonra geçirdiği evrime baktığımızda neler olduğunu toplum olarak nasıl bir olumsuz evrim geçirdiğimizi sadece iş hayatında değil aile ve sosyal hayatta bile nasıl bir ikircikli kimlikler sahte ve zarar verici hırs , herşeyin yerini alan para ve çalışmadan, üretmeden, tüketen liyakatsız işler yeteneğin donanımın değilde hakedilmeden elde edilen kazanların kaybolmasına tahammülü kalmayan toplum iş hayatında sahte ve delicesine hırs bazen kara cahillik (ki bunun kişilerin almış olduğu diplomalarla ilgisi yok) İŞte biz
Ö.Faruk DAMA eklemiş. | 30 Kasım 2009 Saat 22:01
evet direk şu an içerisinde olan ben bir yorum değil realite eklemek isterim, Arkadaşlar 25 kişilik bir açık ofis yalakalık riyakarlık ve sahte karlığın en alasını yaşıoruz, kişi bazında herkesi tek tek ele alsak aslında herkes iyi , peki nedir sorun , sorun şu , dışarıda bir sürü işsiz ordusu var, bizlerde her an kıçımıza batan diken üstünde sanmamızdır, evet maalesef herkesin borcu çocuğu hastası , hayalleri , parasızlığa tahmmül etmeyen karısı , vd.. diğer tarafta ekmek aslanın artık malum kıçında diğer taraftan bu çatışmaların daha hacimlisi yöneticilerdede daha buyuk devam ediyor, şimdi diyeceksinizki ne alakası var samimiyetle işimizi yapmakla yardım etmek dost olmak veya insan olmakla bu durumlar yaşanmazmı, elbette ama herkesin çok kaliteli olması lazım yönetim ve yönetim sisteminin sağlıklı olması lazım , piyasada herkesin birbirine menfii bağı var , tek şey iki dudak yada dudaklar arasında olmak, dinamikleri tekrar gözden geçirin , çok yozlaştık çok , size iş hayatında bir formul söyleyeyim size canım diye hitap edenler buyuk yalancıdır,
yılmaz ersin eklemiş. | 03 Aralık 2009 Saat 23:10
Merhaba,
Bu sayfaya bugün gözüm ilişti. Müteşebbis düşünce üzerine yoğunlaşmaktayım. Bilim camiası içinde ülkemize eleman yetiştiriyoruz. Ancak yapılması gereken ile yapılanlar maalesef farklıdır.
İnsan öyle bir sistem ki; belki de çözebilmek için katoloğu iyi bulmak gerekiyor.
Akıl müsbet bilimlerle tatmin oluyor ama yetmiyor. Çünki teknoloji öğretiyorsunuz, ama insan yaşatmak için kullanmıyor. Neden? O bilgiyi iyiye kullanan duygular ihmal edildiği için.Yani ruh, kalp, daha bilinemeyen duygular. Bunlar da bilimsel olarak tatmin edilmesi gerekmektedir. Aklı ihmal ederseniz ne oluyor? Taassup doğuyor. Bilime ters düşülüyor.
Onun için aklı fen ilimleri ile ruh, kalp ve vicdanı da manevi ilimler ile tatmin etmeliyiz.
Neden böyle bir tahlilde bulundum? Ben meslek etiği diye bir dersi henüz dört yıldır makina mühendisliği bölümünde veriyorum. Ama bunu hep akla yerleştirmeye çalışıyorum. O da eksik oluyor. Kaldıki lisan eğitiminde %90 meslek alanlarında böyle bir öğretim yoktur.
O zaman Zuhal Hanımefendi'nin beklediği hiçbir zaman gerçekleşemiyecek. Bunun için hekese görev düşmektedir.
Teşhisi doğru koyarsak, tedavisi mümkündür.
İyi günler diliyorum.
Cahit Kurbanoğlu eklemiş. | 27 Aralık 2009 Saat 16:53
basta zuhal hanim olmak uzere diger arkadaslarinda yorumlarini okudum tabiki herkes konuya dogru bakmakta fakat sorunu olusturan ana temadan uzaklasmakta veolayin nedenlerini hala buyuk bir saffaniyetle universite siralarinda aramaktadir isverenlerin istahini kabarta bir mevzu vardi kendini cok iyi yetistirmis bir kac dili ana dili gibi bilen hatta birkac universite mezunu alimli veya cok yakisikli 25 yasindan gun almamis anasindan dogdugu andan itibaren kendisini isverenine ne onun hayallerine ulasmasina odaklayib kendini bualanda gelistirmis zavallilar 198o ihtilali bu ulkenin insan larinin mutlu bir azinlik tarafindan yonetilmesine yardimci olmak surecine inanilmaz canak tutmustur su an is diye agaca tirmanan universite mezunlarini egitimsiz bu zumrenin kolesi yabmistir riya ile yalan ile hile ile kurulmu bu kiralliklar nasil olurda simdi durust eleman ararlar anlamak mumkundegil bakin kendinizi gelistirmek olayi bir masaldir hangi bolum mezunu olursaniz olun borc alin ananizin babanizin evini altinini satin kredi alin gerekirse butun yedi sulalenizden odunc alin ama bu haysiyetsiz insan larin ve onun gibi onursuz etrafina coreklenmis insanlarin kuklasi olmayin ha bunlari deneyecek cesaretinz yoksa ve ya risk almak sizin icin bir korkulu ruya ise ozaman gerek calisma arkadaslarinizin gerek is verenlerinizin riyakarlik larindan bahsetmeyin
murat uyanik eklemiş. | 11 Şubat 2010 Saat 20:18
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Alfabenin son harfi nedir? 

 

 

Ara

     

     
En Çok İlgilendiğiniz Kategoriyi Seçiniz
Diğer
Tasarım Video/Foto
Girişimcilik Dersleri
İş Haberleri/İş Kitapları
Başarı Hikayeleri
Franchise/Bayilik
İş Fikirleri
Yıllık Arşiv

 


   Tüm hakları girisimcifikirler.com'a aittir. Copyright © 2007-2009 |info@girisimcifikirler.com | Tasarım: Emrah Bozdemir
Sitemizde yer alan yazıların, resimlerin alınması veya kopyalanması yalnızca kaynak gösterilmesi doğrultusunda mümkündür.