Girişim gerçekten okulda başlar... Henüz küçük bir çocuksunuzdur, size "büyüyünce ne olacaksın?" diye soranlara bir cevap verirsiniz. Aslında verdiğiniz o cevap anne yada babanızın istediğidir, sizinki daha sonraları ortaya çıkacaktır... Bahsettiğimiz okul o değil, kararınızı verip başladığınız projeler esnasında size yol gösteren okul!
Genelde Lise ve Üniversite çağına geldiğinde insanlar sorgulamaya ve düşünmeye başlar. Hayatlarının dönüm noktasına yaklaştıklarının farkındadırlar, bir girişim peşinde bulurlar kendilerini. Oysa çevrelerinde sadece kendini okula ve sınavlara odaklayan ve öğrencilerini de o yöne kaydırmaya niyetli öğretmenler vardır.
Ne yazık ki gerçekten böyledir. Oysa hayal ettiğimiz şey Lise ve Üniversite çağına gelmiş gençlerin kendi hayallerini gerçekleştirmelerine imkan tanıyarak, öğretmenlerinin de destek çıkmaları gerekir. Kimi üniversiterlerde (genelde özel) bunların örneklerini gördük. Ancak çoğu üniversite bölümü İktisat yada İşletme değilse genelde bu imkanı sağlamıyor öğrencilerine...
En son bir üniversitede KOSGEB desteğiyle sağlanan öğretici seminer yardımıyla öğrencilere eğitim veriliyor ve bunun sonucunda başarılı olanlara belli miktarda kredi sağlanıyordu projelerini gerçek kılmaları için. Ancak duyduğum birşey beni bu ümidimden soğuttu. Okul öğrencilerin bu imkandan yararlanmalarını istemiyor olmalı ki kurs programı saat sabah 07:00 de başlangıç, akşam saat 17:00 de bitiş olarak belirleniyor... Ne yazık ki hala bazı öğretim kurumlarında eğitim sadece teorik olarak kalıyor, pratik ise iş hayatından önce gereksiz görülüyor...
Türkiye'de milyonlarca işsiz var. Bunların çoğu Üniversite okumuş ve 4 yılını, 2 yılını çöpe atmış gibi görüyorlar kendilerini. Sektörleri en iyi olanlar ise emeklerini yansıtamıyor iş yerlerinde (Örn: Turizm Otelcilik Yüksek Okulu mezunları otellerde barmen olarak çalışıyor). Okulda öğrenciye sağlanan imkanlar yeterli olsa ve proje özendirerek eğitim yapılsa bunları yaşamayacağımız kesin. Sadece bir fırsat verilmelidir öğrenciye...
Başlığımızda dediğimiz gibi girişim okulda başlar. Ama geç kalanlara bir uyarı: Girişim okul bittiğinde bitmez, bitmemeli. Yaptığınız projeleri okumuyorlar diye çöpe atmayın, bir gün mutlaka birileri bu projeleri önemseyecektir...
Gelen Yorumlar
Toplam 4 yorum,
1-4 arası gösteriliyor, yeni tarihliler sonda.
ülkemizdeki gençlerin içinde bulunduğu durumu çok iyi tespit etmişsiniz.Ben üniversite de okuyorum ve gelişim ve girişimcilik hakkında ilk defa üniversite de hazırlık sınıfında bilgi edinmeye başladım daha önce böyle şeylerden hiç haberim olmadı hatta isimlerini bile duymamıştım.Şimdi bu konularda araştırmalar yapıyorum,edindiğim bilgileride uyguluyorum.kısacası böyle birşey yaptığınız için ÜLKEMİZİN geçleri adına sizlere teşekkür ediyorum
Değerli arkadaşım çok teşekkür ederim yorumun için. Umarım daha güzel eğitim yuvaları olur okullarımız. Hepimiz bunların takipçisi olalım ki eğitim hakkımızı daha girişime ve girişimciye açık hale getirelim. Teşekkür ederim.
ben 4 ay öncesine kadar işten kovulmuş bir insan olarak artık hayatımın dönüm noktasına geldiğimin kanısındayım.tabiri caizse bu devran böyle gitmez.özel sektör değil mi.nereye gitsen 2 okka 10 gram.tarım ve internet alanında düşünüyorum bir takım projeler.ALLAH yardımcımız olsun.bizi bizden başkası düşünmez ilkesiyle belki bencilce ama hayatın gerçeğiyle.....ALLAH yar ve yardımcınız olsun....başarılar
onur öztürk eklemiş.
| 22 Eylül 2009 Saat
02:52
harun bey yorumunuz çok hoşuma gitti karşılık yorum yazmadan duramayacağım.eğitim sistemimiz gerçekten sadece karnını tok tutmayı hedefleyen gençler yetiştirmeye yönelik.öğrenciler ya kpss çalışıyor yada diğer memurluk sınavlarını bunu da yapamıoyrsa bir şirkette eleman olarak çalışmaya başlıyorlar.tabiki sermaye olmadan girişim olmaz ancak bunu hayal bile etmekten çok uzak ta yaşıyorlar.ben hukukçuyum ve maalesef hayal kırıklığı yaşıyorum adliyede hergün.ve okuduğum okul türkiyenin en iyi hukuk fakültesi ama memur yetiştirme üzerine bir sistemi var ve arkadaşlarımın hepsi dar bi düşünce yapısına sahip beni dinlediklerinde bu okula neden geldiğimi anlayamıyorlar.çünkü zihnini sınırlamadan düşünebilen tek kişi bendim.ben de çok üzgünüm dolayısıyla her genç özgür düşünmeyi öğrenmeli yoksa istemediği bir hayatı sürdürmeye mahkum olacaktır.gerektiğinde herşeyi gerisinde bırakarak istediğine yönelebilme özgüvenine sahip olmayı öğrenmeliyiz.teşekkürler
cesur hukukçu eklemiş.
| 09 Ekim 2009 Saat
01:22