|
İlk başlarda Adana’nın beytisinin Urfa’nın kebabının ekmek arasında sunulmasının insanlara tuhaf geldiğini’ ancak, İzmir gibi seçici bir tüketiciye sahip pazarda bile ciddi beğeni topladıklarını belirten Öncel, amaçlarının Bolulu Hasan Usta gibi İzmir’ den Türkiye’ye yayılan bir marka olmak olduğunu söyledi. 2010 yılına kadar’ da 50 şubeye ulaşıp yurt dışına açılmayı planladıklarını belirten Öncel, yurtdışında Türklerin yoğun olmadığı Londra, Paris, İskandinav ülkeleri ve Avustralya gibi ülkelerde konumlanmayı planladıklarını söyledi. Yurt dışında 2013 yılına kadar 10 şube açmayı hedeflediklerini dile getiren Öncel, şunları kaydetti: "Yurt dışındaki şubeleri kendimiz açacağız. Biz ustaya bağlı çalışmadığımız için de kebaplarımızın lezzeti her yerde aynı olacak. Çünkü belli formüllerle çalışıyoruz."
Yaptıkları işin taklit edilmeye başlandığını hatta Ekmekiçi ismini kullanarak üretim yapan firmaların da ortaya çıktığını ifade eden Öncel, şu anda 10 civarında firmayla davalık olduklarını söyledi. 2 ayda 150 franchise başvurusu Ekmekiçi olarak İzmir’de tercih edilir hale gelmeye başladıklarından bu yana birçok kişinin franchise başvurusunda bulunduğunu ancak Ekmekiçi olarak öncelikle marka bilinirliğini geliştirdiklerini dile getiren Öncel, "Nihayet 2007 yılında bunu gerçekleştirdik ve şubeleşmeye karar verdik. Bunun üzerine 2 ayda 150 başvuru oldu. Bunlar içerisinde 8’iniuygun bulduk. 25 bin dolar franchise bedeli alıyoruz. Bunun yanı sıra yüzde 3 bayilik karı ve reklam gideri alıyoruz. Alışveriş merkezlerindeki yatırımların bedeli 100 - 150 bin YTL civarında. İyi bir lokasyonda olduğu sürece yapılan yatırım 1 yılda kendini amorte edebiliyor" diye konuştu. Hızlı yemeğin başta Amerika olmak üzere dünya genelinde obeziteye neden olduğu bu nedenle tercih edilir olmaktan uzaklaştığı yönündeki görüşleri değerlendiren Öncel, iş dünyasındaki hızlı akışın fast food sektörünü gerekli kıldığını söyledi.
Kaynak: Referans Gazetesi / Özgül Öztürk